
Çocuklarda İntihar Düşüncesi
Çocuklarda intihar düşüncesi son derece ciddi bir durumdur ve bir profesyonel tarafından yardım alınması şarttır. Genellikle bu düşünceler yoğun bir acı, üzüntü, mutsuzluk, uzun süren bir depresyon, umutsuzluk, kaygı bozukluklarının belirtisinde oluşur. Çocuklarda intihar düşüncesinin nasıl anlaşılacağı, tanımı, müdahale edilmesi için önemli öncelikle belirtileri dikkate almak gerekir. Çocuğun açıkça intihar kaygılarını ifade etmesi, ölüm hakkında konuşması, gelecekle ilgili yoğun kaygılarını, umutsuzluklarını, çaresiz olduğunu dile getirmesi, kendisinni değersiz hissetmesi, yoğun depresyon sürecinden geçmesi,ani öfke patlamaları ve şiddetli öfke nöbetleri geçirmesi, üzüntülü bir ruh halini uzun süre yaşaması gibi belirtileri olabilmektedir. Yanı sıra davranışlarında sosyal çevresinden kopmak, kendisine olan bakımı azaltması, hijyene önem vermemek, riskli davranışlarda bulunmak, kendisine zarar vermek gibi hareketler bu düşüncenin belirtileri olabilmektedir.
Çocuğun eğer intihar düşünceleri belirtileri var ise, vakit kaybetmeden bir çocuk psikoloğuna ya da çocuk psikiyatristine başvurulmalıdır. Profesyonel kişiler çocuğun belirtilerini saptayabilir, durumun ciddiyetini değerlendirip çocuğu gözlemleyebilir, çocuğa doğru tedavi yöntemlerini uygulayabilirler.
Müdahale ve destek olmak için ailenin ve öğretmenlerin rolü de oldukça önemlidir. Çocuk ile açık ve anlaşılır bir iletişim kurulmalıdır. Çocuğun duygu ve düşüncelerini ifade etmeye olanak tanımalı, onunla destekleyici ve olumlu konuşmalar gerçekleştirilmelidir. İfade biçiminde yargılayıcı olmamaya eleştirici bir hitap kullanmamaya özen gösterilmelidir. İntihar düşüncesinin tetiklenmemesi için çocuğun bulunduğu alanı güvenli olmasını sağlamaya özen gösterilmelidir. Psikolog ya da psikiyatristin belirlemiş olduğu tedavi yöntemine ve tedavi planına uymak önemlidir. Bu yöntem ve planlama terapi seansları, danışmanlıklar ya da uygun görülmesi halinde ilaç tedavisine başvurmayı içerebilir. İhtiyaç halinde aile terapilerine başvurmak gerekebilir. Aile içerisindeki iletişimi ve aile bağlarını kuvvetlendirmek çocuğun duygusal ihtiyaçlarını da karşılamak için olanak sağlayacaktır.
Bir acil durum planı oluşturmakta fayda var. Çocuğun intihar düşüncesini gerçekleştirme ihtimaline karşı etkili bir yaklaşımdır. Acil durum bilgilerini içeren, acil hatların iletişim bilgilerini içeren, profesyonel yardım hatlarını içeren bir plan olmalıdır.
Çocuklara Ölüm Kavramı Nasıl Açıklanmalıdır?
Çocuklar ile iletişim kurarken ölüm kavramından söz etmek oldukça hassastır ve dikkatli olunması gereken bir süreçtir. Çocukların kişisel durumlarına, yaşına, gelişim seviyelerine göre yaklaşımda bulunup hitaba önem verilmelidir. Öncelikle ölüm kavramından bahsedilecek çocuğun yaşı 0-6 yaş arasında ise basit ve somut bir dil ile ölümle ilgili kavramlarla açıklamak mantıklı olacaktır. Örneğin uyku gibi.
Konuyu tekrarlamak önemlidir, çünkü küçük çocuklar ölüm kavramını hemen anlamayabilirler.
7-12 yaş arası orta yaş çocuklarına ise biraz daha gerçek bilgilere dayalı hitap kullanmak daha doğru olacaktır. Yaşam ve ölüm sürecini, doğanın bir kanunu olduğunu, ölüm gerçekleştikten sonra vücutta can olmadığını hatırlatmakta fayda var. Soruları cevaplarken ise duygusal yanıtlar vermekten çekinilmemeli. Sorulara karşı hem doğru hem de gizlemeden cevaplar vermek süreç için oldukça önemlidir. Ergen yaştaki 13 ve üzeri yaş çocuklar için ise ölüm hakkında açıklama yaparken artık karmaşık gelen bilgileri de açıkça konuşmakta fayda var, ölümün kültürel, dini, felsefi açıdan da ele almaktan çekinilmemeli. Ergenler artık yetişkinler kadar bilinçlidirler, ölüm kavramını her anlamıyla ele alınabilir. Ergenler ölüm kavramı ve etkileri hakkında yoğun karmaşık duygular hissedebilirler, bu konuda kapsayıcı olup empati kurmak oldukça önemlidir.
Çocuklarda İntiharı Düşündürebilen Nedenler
Çocuklar için intihar düşüncesi oldukça az rastlanılır bir durumdur, yine de çevresel etkiler ve çeşitli psikolojik ya da ruh sağlığı durumlarının bir arada olmasıyla karşılaşılabilecek durumlardandır. Başlıca çocuklara intiharı düşüren ilk sebep psikolojik sorunlardır. Depresyon gibi, anksiyete bozukluklar gibi yoğun süreçli depresyon, üzüntü hali, umutsuz ve kaygı sebepli düşüncelerle intihar düşünülebilir.
Yine çocuk yaşlarda çok rastlanmasa da bipolar bozukluklar, manik depresif ve depresyon süreçlerinden kurtuluş için intihar etme düşünceleri oldukça sık gelişir. Yanı sıra, aile içerisinde ya da sosyal çevrede fiziksel, cinsel ya da duygusal istismar ya da şiddet, aile içerisindeki çatışmalar, çocukların güvenli alan algısının bozulması gibi durumlar da intihar düşüncelerinin gelişmesine sebep olmaktadır. Bununla birlikte aileden bir kayıp, ev ortamında tutulan bir yas, çocuklar için oldukça travmatik bir deneyim olabilmektedir. Bu süreçler de intiharı düşünmelerine sebep olabilmektedir.
Aile ve çevresel etkiler de intiharı düşünmekte oldukça yoğun sebepler olabilmektedir. Aile içerisinde tartışmalar, anne ve babanın boşanması, ebeveynlerden birinin ya da her ikisinin uzakta yaşaması, aldatmalar gibi duygusal zorluklar intihar düşüncelerini arttırabilen sebeplerdendir.
Sosyal ilişkilerde gerçekleşen zorluklar ve yaşanılan zorbalıklar, yalnız kalan çocuklar intihar düşünceleri geliştirebilir. Ailesinde psikolojik bir rahatsızlık geçmişi olan çocuklar ruhsal dengesizliklere ve intihar etme düşüncelerine genetik olarak daha meyilli olabilmektedirler.
Sosyal medya platformları ve televizyon programlarında görülen intihar ile ilgili olumsuz içerikler ya da çarpık bilgilere maruz kalmış çocuklarda intihar düşünceleri görülebilmektedir.
Çocuklarda İntiharı Düşünme Belirtileri
İntihar düşüncesi oldukça ciddi bir konudur. Çocukların intihar düşüncesini ise ailelerin önceden tespit edip erken önlemleri almaları ve konuya dair bilinçli olmaları oldukça önemlidir.
Çocukların intihar düşüncelerinin duygusal belirtilerine bakacak olursak umutsuzluk ve çaresizlik, yoğun üzüntü ve depresyon süreçleri öncelik gösterebilir. Çocuklar kendilerini değersiz hissederler ve çaresiz olduklarını düşünüp hiçbir şeyi değiştiremeyeceklerini düşünürler. Sürekli olarak üzüntü halindediler ve hep karamsar tavırlar içindedirler. Çocukların davranışları ise sosyal çevresinden ve aile fertlerinden uzak durarak kendini izole etmek, kişisel bakımlarına özen göstermemek gibi davranışlarda intihar düşüncesi gelişebilmektedir.


