X

Çocukluk Çağında Sık Görülen Travmalar

Çocukluk çağında sık görülen travmalar, bireyin duygusal ve fiziksel sağlığını derinden etkileyebilir. Bu travmalar arasında fiziksel istisamr, duygusal ihmal, cinsel istismar ve aile içi şiddet gibi olaylar yer almaktadır. Çocuklar bu tür travmatik deneyimlerle karşılaştıklarında ilerleyen yaşamlarında anksşyete, depresyon ve ilişki sorunları gibi çeşitli psikolojik problemler yaşayabilirler. Bu sebeple, çocukluk çağı travmalarının erken tespit edilmesi ve müdahale edilmesi, bireyin sağlıklı bir gelişim süreci geçirmesi açısınan büyük önem taşımaktadır. 

Çocuklarda Sık Görülen Travmalar ve Nedenleri

Çocukluk çağı travmaları, 18 yaşından önce bireylerin maruz kaldıkları cinsel, fiziksel ve duygusal isitsmar ve ihmalin yanı sıra aile üyelerinden birisinin kaybı, ebeveynden ayrı kalma, boşanma, göç, aile içi şiddet, kaza ve doğal afetler şeklinde örneklendirilebilir. Çocukluk çağı travmaları yenileniyor ise, çocuğa en yakınları tarafından yapılıyor ise, çocuk üzerinde yaşamının ilerisinde uzun süreli etkilerinin olması nedeni ile tanımlanması ve tedavi edilmesi en güç travma türüdür. 

Fiziksel istismar: çocuğa acı veren, kaza olmayan yaralanma olarak tanımlanabilir. Fiziksel istismar; cezalandırma, öfke boşaltma amacı ile el veya herhangi bir cisim-alet ile çocuğa temas edilerek, itilerek, sarsılarak vb. Şekilde çocuğun vücudunun herhangi bir yerinde iz olacak şekilde şiddet uygulanması ve çocuğa zarar verilmesi durumudur. 

Fiziksel istismara uğrayan bireylerin intihar düşünceleri ve girişimlerindeki oran diğer bireylere göre daha yüksek olmaktadır. 

Madde kötüye kullanımı, kişilik bozuklukları, tehlikeli cinsel ilişkiler gibi sağlığı olumsuz yönde etkileyebilecek davranışlar; dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ve kaygı bozuklukları gibi psikiyatrik rahatsızlıklar da fiziksel istismara uğramış çocuklarda daha sık karşılaşılmaktadır. Fiziksel istismarın ağır ve yoğun olduğu durumlarda travma sonrası stres bozukluğu görüşebilmektedir. 

Cinsel istismar: Cinsel gelişimini tamamlamamış bireyin bir yetişkin tarafından güç kullanarak, tehtit ederek ya da kandırarak kendi cinsel arzusu amacı için kullanması olarak tanımlanmaktadır. Çoğu zaman cezalandırılacağı, terk edileceği, utanç ve suçluluk duyguları sebebi ile çocuk tarafından yetişkinliğe kadar saklanabilir. Çocuk fizilsel olarak zarar gördüğünde ortaya çıkan bir durum olan cinsel istismarın temas içermeyen cinsel istismar şeklinde gerçekleştiği de bilinmektedir. 

Duygusal istismar: Çocukların ihtiyaç duyduğu ilginin, sevginin ve bakım ihtiyacından mahrum bırakılması şeklinde tanımlanmaktadır. Bu mahrum bırakma, çocukların psikolojik hasara uğramasına neden olmaktadır. Duygusal istismar ve ihmale örnek olarak; çocuğun kapasitesinin kötülenmesi, yoksun bırakılması, terk etme ile tehdit edilmesi, bağırma, hakaret etme, değer vermeme, korkutma, tehdit etme, küçük düşürme, önemsememe, çocuğun duygusal ihtiyaçlarını karşılamama, kardeş ayrımı yapma verilebilir. 

Çocuklarda Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Travma sonrası stres bozukluğu, bireyin yaşamını, fiziksel bütünlüğünü tehdit eden bir olay yaşaması ya da bu duruma tanık olması ile gelişen psikiyatrik belirtileri tanımlamaktadır. Çocukların kendilerini ifade etme becerileri yetişkinlerin ifade gücü kadar gelişmiş olmaması nedeni ile tanı alma sırasında dikkatten kaçabilir. 

Çocuklarda görülen travma sonrası stres bozukluğunun en yaygın nedenleri arasında; trafik kazaları, doğal afetler, deprem, savaşlar, cinsel istismar, şiddete ve intihar eylemlerine maruz kalma, akran zorbalığı, kanser, yaralanma gibi yaşamı tehdit eden sağlık sorunları yer almaktadır. 

Çocuklar yetişkinlerden daha farklı şekilde travma sonrası stres bozukluğu semptomlarını deneyimlerler. Yaşayabilecekler fiziksel problemlere örnek olarak; huzursuzluk, uyku problemleri, kabuslar, baş ve karın ağrısı, konsantrasyon ve odaklanmada güçlük gibi sorunlar yaşayabilirler. Çocuklarda travma sonrası stres bozukluğu belirtilerine örnek olarak; olayı anımsatan nesne veya insanlardan uzak kalırlar, dokunma ve yüksek sese aşırı tepki gösterebilirler. Küçük yaştaki çocukların enürezis, parmak emme ya da bebeksi konuşma/davranma gibi regresyon belirtiler de gösterdiği görülebilir. 

Belirtiler travma yaşanan durumdan aylar sonra ortaya çıkabilmektedir. Yaşanan belirtiler-semptomlar çocukların sosyal, duygusal, fiziksel gelişimlerini, aile ve okul yaşamlarını, sosyal ilişkilerini olumsuz anlamda etkileyebilmektedir. 

Çocuklarda Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tedavisi

Travma ile ilişkili olumsuz sonuçların önüne geçmek amacı ile çeşitli psikolojik tedaviler kullanılmaktadır. Yanı sıra, ebeveynlerin, okulun ve akranların desteği bu süreçte önemli bir etkendir.

Çocuklarda travma sonrası stres bozukluğu tedavisi amacı ile en sık uygulanan yöntemler arasında bilişsel davranışçı terapi, oyun terapisi ve EMDR’dır. Çocukların güven duygusunu oluşturmak ve desteklemek önemli bir unsurdur. Çocukların olaylar ile ilgili kendilerini ve duygularını ifade edebilmeleri için onları resim çizmek, oyun oynamak ya da yazı yazarak kendilerini anlatmalarına olanak sağlamak gerekmektedir. Bu anlamda başvurulacak psikoterapi süreci, çocuklara olumlu anlamda fayda sağlamaktadır. 

Bilişsek davranışçı terapi; davranış değiştirme teknikleri, çocukların korku ve endişelerini azaltmada yardımcı olmaktadır. En yaygın yöntemi psikoeğitim ve danışmanlık olan bilişsel davranışçı terapi ile gevşeme egzersizleri, günlük yaşamın rutinleri gibi aktiviteler kapsanmaktadır. 

EMDR terapisi; Göz hareketleri ile duyarsızlaştırma ve yeniden işleme terapisi, bireyin travmatik yaşantısına dair bilgi işleme sürecini yenide işlemleyerek kişiyi rahatsız eden travmatik durum ile ilgili düşünceleri, görüntüleri, dduygu ve duyumları ortadan kaldırmayı / hafifletmeyi amaçlamaktadır. 

KAYNAKLAR

Küçük, S. & Gözen, D. (2024). Çocuklarda Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve Hemşirenin Rolü. Hemşirelik Bilimi Dergisi, 7 (2), 218-224.

Yorbik, Ö., Dikkatli, S., & Söhmen, T. (2002). Çocuk ve Ergenlerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu. T Klin Psikiyatri, 3, 35-44.

Helvacı Çelik, F. G., & Hocaoğlu, Ç. (2018). Çocukluk Çağı Travmaları: Bir Gözden Geçirme. Sakarya Tıp Dergisi, 8 (4), 695-711.

Yılmaz, Ş. N., & Karaaziz, M. (2023). Şiddet Ve Saldırgan Davranışta Çocukluk Çağı Travmalarının Rolü. Meyad Akademi, 4 (1), 80-94.

Categories: Uncategorized
buyuyenbebek:
Related Post