
Çocuklarda Konuşma Bozukluğu
Konuşma işlevi çocuklarda yaş ile gelişmektedir. Yaşa bağlı olarak konuşma geriliği varsa, sesler doğru çıkarılamıyorsa veya hiç konuşamama durumu varsa konuşma bozukluğu olarak adlandırılır. Çocuklarda konuşma bozukluğu durumunda bir kulak burun boğaz uzmanı ve dil ve konuşma terapistine başvurulması gerekir. Konuşma faaliyetinin çocuklarda düzgün, akıcı ve dil açısından anlamlı olmaması, bir konuşma bozukluğuna işaret eder. Psikolojik konuşma bozuklukları, çocuklarda yaygın olarak görülebilir. Tıbbi yaklaşımlar ile psikolojik veya ani konuşma bozukluğu sorunları tedavi edilebilir.
Konuşma Bozukluğu Nedir?
Konuşma, anatomik özelliklerin etkili bir şekilde bir araya gelmesiyle gerçekleşen bir süreçtir. Bu sürecin düzgün işleyişini engelleyen faktörler arasında organlar, sinirler veya kaslarda meydana gelen sorunlar bulunabilir.
Çocukların dil gelişimlerinde beklenen aşamaların olmaması veya gecikmesi bir konuşma bozukluğuna işaret edebilir. Konuşmada gecikme, dil bozukluğu, konuşmanın dikkatini konuşana çekecek kadar farklılık göstermesi bir bozukluktur.
Beyinden gelen konuşma bozukluğu, ailelerde endişe yaratan bir durumdur ve nedenin nörolojik olduğu düşünülebilir. Ancak heyecana bağlı konuşma bozukluğu da sıkça görülen ve belirti veren bir durum olabilir. Öte yandan konuşma bozukluğunun nedenleri arasında işitme ve algılama kaynaklı sorunlarda olabilmektedir. Stres konuşma bozukluğu üzerinde olumsuz etkisi olan bir durumdur. Stres kaynaklı bir konuşma bozukluğu da mutlaka terapilerle ele alınmalı ve tedavi edilmelidir.
Konuşma bozukluğu yaşayan bir çocuk, genellikle sesleri ve kelime yapılarını anlayabilir, ancak anatomik yapıdaki bir bozukluk nedeniyle bu sesleri düzgün bir şekilde üretemeyebilir. Bu noktada psikolojik konuşma bozuklukları yanı sıra dil patolojisini de incelemek gerekebilir.
Konuşma bozukluğu eğer psikolojik bir nedenden kaynaklanıyorsa;
- Çocuğun duygusal bir çatışma içinde olması,
- Çekingen ve utangaç kişilik özellikleri,
- Ebeveyn arasındaki anlaşmazlıklar, geçimsizlik, maddi sorunlar,
- Göç gibi kültürel nedenler,
- Konuşmaya başlamak için gerekli olan zihin düzeyinin zamanında doğru komutlar verememesi gibi nedenlere bağlı gelişebilir.
Yapısal nedenler açısından konuşma bozukluğu oluştuysa;
- Ağız içi, dudak, dil gibi konuşma organlarda bozukluklar,
- Dil kaslarının normal işleyişten yoksun olması,
- Çene kasları ve sinirlerde bozukluklar,
- İşitme kaybı,
- Zihinsel gerilikler,
- Dil bağı denilen bağlantının dil ucuna çok yakın oluşması,
- Damağın çok yüksek veya düz olması gibi nedenler etkili olabilir.
Konuşma Bozukluğu ve Konuşma Tembelliği Arasındaki Farklar
Konuşma bozukluğu, sözel iletişim sırasında bireylerde meydana gelen birtakım akıcı telaffuz sorunu ve konuşma seslerini düzgün çıkaramama durumu olarak ifade edilebilir. Konuşma bozukluğunda kısık sesle konuşma, konuşurken takılma, yavaş konuşma, kekeleme veya hızlı konuşma, sesleri çıkarırken kasların ani kasılması, sert yüz kasları, ağızdan salya akması gibi birçok sorun ortaya çıkar.
Dil ve konuşma bozukluğu birbiri ile oldukça ilişkilidir. Konuşma bozukluğuna benzer ama işlevsel olarak bazı farklılıkları olan konuşma tembelliği de sıkça ortaya çıkan bir durumdur. Konuşma tembelliği, halk arasında dil tembelliği olarak da bilinir. Konuşma tembelliği, bir telaffuz sorunudur. Konuşma tembelliği incelenirken gelişimsel dil gecikmesi de sıkça görülür. Gecikmiş konuşma, çocuğun yaşıtlarına uygun konuşma becerisi sağlayamamasıdır. Bir çocuk yaşıyla uyumlu olacak şekilde beklenen konuşma yetisini kazanamadıysa bir konuşma bozukluğundan veya gelişimsel dil gecikmesinden söz edilebilir.
Konuşma tembelliği, konuşma bozukluğu ile karıştırılabilir. Dil tembelliği söz konusu olduğunda bir cümlenin veya kelimenin telaffuzu sırasında ağızdan doğru şekilde çıkması engellenir. Bu problem, geçicidir. Dil ve konuşma tembelliği egzersizleri ile bu sorun çok rahatlıkla giderilir.
Konuşma bozukluğunun, konuşma tembelliğinden farkı açıktır. Konuşma bozukluğu, genetik, işitsel, nörolojik veya nöropsikiyatrik bir bozukluğun belirtisi olabilir. Bu nedenle dil tembelliği sorunu gibi bazı egzersizler ile kolaylıkla giderilemeyebilir. Tıbbi bir yaklaşım ve tedavi gerektirebilir.
Konuşma Bozukluğu Çeşitleri
Konuşma bozukluğu çeşitleri 6 farklı tipte ele alınabilir. Konuşma bozukluğu çeşitleri;
- Artikülasyon Bozukluğu
- Akıcı Konuşma Bozukluğu
- Gelişimsel Dil Bozuklukları
- Ses Bozuklukları
- Edinilmiş Dil Bozuklukları (Afazi)
- Motor konuşma bozuklukları
Artikülasyon Bozukluğu
Artikülasyon; dil, dudak, alt çene, dişler ve damağın konuşurken beraber çalışmasıdır ve anlamlı oral sembollerle konuşma sürecinin başlamasını ifade eder.
Artikülasyon bozukluğu problemine sahip olan çocuklar, konuşma seslerinin üretiminde güçlük ve ciddi zorluklar çeker. Çocukluk çağından en sık karşılaşılan konuşma bozukluğu, artikülasyon problemidir.
Artikülasyon bozukluğunda konuşma organlarının doğru kullanılmaması, yapısal bozukluklar, travmatik beyin hasarları, evde ve çevrede konuşulan dil farklılıkları gibi nedenler ön plana çıkar.
Akıcı Konuşma Bozukluğu
Bir konuşma bozukluğu tipi olan akıcı konuşma bozukluğu, kekemelik ve takifemi gibi bozukluklara işaret eder. Akıcı konuşma bozukluğu, konuşma akıcılığının, ritmin ve hızın etkilenmesi sonucu ortaya çıkar.
Kekemelik bir akıcı konuşma bozukluğudur. Çocukların konuşma akıcılığında, normalin üzerinde sıklıkta engel ve takılmalardır. Ses tekrarları duraklamalarla kendini gösterir.
Takifemi de bir akıcı konuşma bozukluğunun türüdür. Hızlı konuşma bozukluğu olarak ifade edilen takifemi, çocuğun hızlı ve bozuk konuşması olarak tanımlanır. Takifemi olan çocukların konuşmaları hızlıdır, düzensizdir ve sesler zayıf bir şekilde çıktığından zor anlaşılır.
Gelişimsel Dil Bozuklukları
Gelişimsel dil bozuklukları, organik kaynaklı bir hastalık, zekâ geriliği ve sosyal ilişki yetersizliği gibi sorunlar olmadan ortaya çıkan bir durumdur. Nedeni henüz bilinmemekle birlikte beyin gelişiminde anomali, hormonal veya genetik faktörlerle kaynaklanan bir konuşma bozukluğudur.
Ses Bozuklukları
Çeşitli nedenlerden dolayı sesin üst veya alçak perdeden çıkması, ses şiddetinin çok yüksek veya düşük olması ya da kelimelerin gırtlak veya burundan gelen ses nedeniyle anlaşılmamasını ifade eden ses tonu bozukluğundan kaynaklanır.
Edinilmiş Dil Bozuklukları (Afazi)
Afazi, söz ya da kelime yitimi olarak ifade edilebilir. Beyin zedelenmesi sonucunda ortaya çıkan afazi, zekâ geriliği, bellek bozukluğu, konuşma organında bozukluk ve işitme özürleri gibi nedenlerle konuşma işlevinin yerine getirilememesidir.
Motor Konuşma Bozuklukları
Motor konuşma bozukluğu, nörolojik bir sebebe bağlı olarak konuşma için gerekli olan kas gruplarında zayıflık, güçsüzlük, koordinasyon bozukluğu gibi konuşma mekanizmasını etkileyen bir bozukluktur.
Dizartri ve apraksi olmak üzere iki tip motor konuşma bozukluğu rahatsızlığı bulunur.
Dizartri: Merkezi Sinir Sistemi ve/veya Çevresel Sinir Sistemi hasarına bağlı olarak, konuşma düzeneklerini kontrol eden kaslarda meydana gelen çeşitli sorunlar sonucu ortaya çıkan bir motor konuşma bozukluğu, konuşmanın anlaşılabilirliğini ciddi şekilde etkileyebilir. Bu durum, solunum, ses çıkarma, sesin yankılanması, seslerin doğru şekilde üretilmesi ve konuşmanın ritmik özellikleri gibi bir dizi faktörü içerebilir.
Apraksi: Beceri gerektiren hareketlerin yapılamaması, güçsüzlük, akinezi, bilişsel işlev bozuklukları, anlamakta azalma, koopere olmama gibi durumlar apraksi belirtileridir. Apraksi, motor agnozinin bir biçimi olarak nörolojik konuşma bozukluğu kapsamında ele alınır.
Konuşma Bozukluğu Nedenleri
Çocuklarda konuşma bozukluğu görülmesinde birçok faktör söz konusu olabilir. Konuşma bozukluğu nedenlerine bakıldığında, yapılan araştırmalara göre; doğumla birlikte gelen veya doğum sırasında oluşan nörolojik, psikolojik, patolojik nedenler, kromozom anomalileri, işitme kaybı, görme özrü gibi duyusal kayıplar, motor gelişim gerilikleri, genetik bozukluklar, ailede gecikmiş dil öyküleri, zekâ geriliği, yarık dudak/damak gibi yapısal sorunlar, otizm, dil ve konuşma gelişimini destekleyen uyaran eksikliği, çevresel koşulları, anne ve baba tutumları gibi birçok nedene bağlı gelişebilir. Bazı durumlarda da hiçbir nedene bağlı olmaksızın da gelişebilir.
Konuşma Bozukluğunun Sıkça Görüldüğü Yaş Aralıkları
3 yaş konuşma bozukluğu, çocukların kelime dağarcığının karmaşık olduğu bir yaş grubu olarak sıklıkla görülebilir. 3 ve 4 yaş konuşma bozukluğu, yaş düzeyine göre fısıltı şeklinde konuşma ve gramer kurallarında hatalarla ortaya çıkabilir. Bu yaş grubunda nörolojik kaynaklı değilse artikülasyon bozukluğu gibi konuşma bozukları görülebilir.
5 yaş konuşma bozukluğu, özellikle kekemelik gibi nedenlerle belirti verebilir. Konuşmaya başlayan ve 4 yaşından itibaren konuşma konusunda beklenen olmayan çocuklarda, bu bozukluk başlayabilir. R sesi gibi zor çıkarılan sesler için 6 yaşa kadar beklenebilir. Genellikle 3 yaşından itibaren sıkça konuşma bozuklukları görülebilir.
Konuşma Bozukluğu Yaşayan Çocuklara Ebeveyn Yaklaşımı Nasıl Olmalıdır?
- Çocuğunuzun ilk iki yaşındaki gelişimini yakından gözlemlemek önemlidir.
- Eğer çocuğunuzun dil ve konuşma becerileriyle ilgili endişeleriniz varsa, hemen önlem almalısınız. Uzman bir dil ve konuşma terapistinden destek almayı düşünmelisiniz.
- Dil terapisi sürecinde, anne ve baba olarak birlikte katılmak, çocuğunuzun ilerlemesine destek olabilir.
- Sorunu kabul etmek ve ertelemeden çözmeye çalışmak, çocuğunuzun dil gelişimi için önemlidir.
- Evde, yanlış konuşma alışkanlıklarını pekiştirmemeye özen göstermelisiniz.
- Eğer çocuğunuz konuşurken takılıyorsa, ona “nefes al” veya “neden böyle yapıyorsun” gibi müdahalelerde bulunmak yerine, sabırla dinlemelisiniz.
- Göz teması kurarak çocuğunuzla iletişim kurmalı ve sözünü kesmemelisiniz.
- Çocuğunuz için yaşına uygun kitaplar seçerek onunla kitap okumalı ve resimleri anlatarak hikâyenin bütünlüğünü oluşturmalısınız.
- Çocuğunuzun sizi takip ettiğini ve duygusal durumunuzu anladığını unutmayın. Bu yüzden gerginlik ve endişelerinizi yansıtmamaya özen gösterin. Kendi destek almanız gerekiyorsa, bu adımı atmaktan çekinmeyin.
- Çocuğunuzla oyun oynamak, onun dil becerilerini geliştirmenin eğlenceli bir yoludur.
- Çocuğunuzun sosyal becerilerini geliştirmesi ve dil kazanımını desteklemesi için haftada 2-3 gün boyunca oyun gruplarına katılmasını sağlamak faydalı olabilir.
Konuşma Bozukluğu Tedavileri Nelerdir?
Çocuklarda konuşma sorunları veya konuşma gelişiminde gecikmeler yaşandığında, ilk adım olarak bir kulak burun boğaz uzmanı tarafından çocuğun işitme ve dil gelişimi üzerindeki herhangi bir fiziksel veya tıbbi sorunun olup olmadığının değerlendirilmesi önemlidir. Eğer cerrahi veya tıbbi bir müdahale gerektiren bir durum tespit edilmezse, daha sonra ilgili alandaki uzmana başvurulmalıdır.
Konuşma gecikmelerinin nedenlerinin belirlenebilmesi için işitme testleri, zekâ testleri, psikolojik değerlendirmeler gibi çeşitli testler uygulanabilir. Bu testler, çocuğun dil gelişimi üzerinde etkili olan faktörleri belirlemeye yardımcı olur.
Konuşma bozukluklarının tedavi yöntemleri, sorunun nedeni ve belirtilerine göre değişiklik gösterecektir. KBB uzmanının yanı sıra bir dil ve konuşa terapisti ile görüşülerek dil ve konuşma terapileri alınmalıdır.
Dil ve konuşma terapisti tarafından konuşma bozukluğunun kökenini anlamak amacıyla detaylı bir değerlendirme yapılır. Bu değerlendirme, testler veya diğer müdahale yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilebilir. Elde edilen sonuçlara dayanarak, çocuk için uygun bir terapi programı hazırlanır.
Konuşma bozukluklarının tedavi süreci, sabır, düzenlilik ve terapistin rehberliğiyle ilerler. Bireyin iletişim becerilerini geliştirmek ve konuşma sorununu aşmak için çalışılır. Konuşma bozukluğunun nedeni tespit edilir ve tedavi planlaması bu nedenlerin ortadan kaldırılmasını hedefler.
Bu tedavi planı, çocuğun dil gelişimini desteklemek ve konuşma becerilerini iyileştirmek için tasarlanır. Bu süreçte konuşma terapistleri veya dil ve konuşma patologları, çocuğun ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş terapi programları sunabilirler. Tedavi sürecinde çocuğun konuşma becerilerini geliştirmek ve iletişim yeteneklerini artırmak önemlidir.
Konuşma bozukluğu tedavisinde, fiziksel engellerin varlığı durumunda bu engellerin ortadan kaldırılması için gerekli müdahaleler gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, konuşma bozukluğunu tedavi etmek ve geliştirmek için çeşitli terapiler ve çalışmalar da uygulanmaktadır.
Konuşma bozukluğu tedavisi, multidisipliner bir süreci kapsar. Bu tedavi sürecinde ailelerin son derece sabırlı, özverili ve anlayışlı olması büyük önem taşır.


