
Çocuklarda Okula Uyumsuzluk ve Okul Fobisi
Okul, bireylerin hayatında önemli bir yer tutan, akademik, sosyal ve duygusal alanlar gibi alanlarda beceri kazanımını hedefleyen bir kurumdur. Çocuklar alıştıkları ve güvende hissettikleri aile ortamından ayrılarak okula başlarlar. Çocuklar için okul öncesi ve/veya okul kurumları akran etkileşim ve ilişkileri açısından önem taşımaktadır.
Okul Fobisi ve Okula Uyumsuzluk Problemleri
Okula gitmeyi reddetme çoğunlukla okul kaygısı ile karıştırılan bir kavramdır. Çocuklar için değişim genellikle kaygı yaratan bir durumdur. Çocuğun okula başlarken yaşadığı stres ve kaygı sık sık görülmekle birlikte okul fobisi bundan farklı bir durumdur. Okula başlama dönemi beraberinde birçok süreci de getirir. Çocuklar için olduğu kadar ebeveynler için de kaygı uyandıran bir dönemdir.
Okulların başlangıç döneminde, özellikle çocuğun okulla tanıştığı ilk yılında okul korkusu sıkça karşılaşılan bir durum olarak ailelerin karşısına çıkmaktadır. 1.sınıfa başlayan çocuklarda 1 ayı geçmeyen kısa süreli okul korkusu (giderek azalan bir düzeyde ise) normal kabul edilebilir. Okul fobisinde ayrılık kaygısından çok okula bağlı korkular (tehdit edici bir okul personeli ya da bir akranın varlığı, okul yolunda tehdit edici birilerinin olması, koridor, sınıf, yangın alarmı, teneffüs, beden eğitimi etkinlikleri, topluluk önünde konuşma veya öğle yemeğinde yemek gibi) görülür.
İlk kez 1913 yılında Jung tarafından okula gitme durumuyla ilgili olarak ‘nörotik reddetme’ terimi ortaya atılırken, ‘okul fobisi’ terimi ilk olarak 1941 yılında Johnson ve arkadaşları tarafından kullanılmış, okula gitmekten kaçınma ile ilgili anksiyeteyle karakterize bir çocukluk sendromu olarak tanımlanmıştır. İlk olarak Melanie Klein ve Anna Freud psikoterapi ile tedavi ettiklerini bildirmişlerdir.
Çocukların Okula Uyumsuzluk Yaşadığı Nasıl Anlaşılır?
Stresli çocuklar okula gitme zamanı geldiğinde genellikle ağlar. Bunun yanı sıra çocuklarda karın ağrısı, baş ağrısı, bulantı, baş dönmesi, eklem ve göğüs ağrısı gibi şikayetler de olabilir. Bu semptomlar tıbbi problemleri olan çocuklarda da bulunabilir ancak bunların okul korkusundan kaynaklandığını anlamanın iyi bir işareti, çocuğun evinde kalabileceğini anladıktan sonra daha iyi hale gelmesidir.
Taşınma, aile dinamiklerinde değişim yaşanması gibi stres yaratan durumlar okul korkusunu tetiklemiş olabilir. Çocuk okuldayken ailenin başına bir şey geleceğinden, akranlarından, başarısızlıktan veya okulda tuvaleti bulamayacağından korkabilir. Geçiş dönemleri dediğimiz ilk kez okula başlama, okul değiştirme gibi durumlar da okul korkusunu tetikleyebilir. Okul korkusunun çözülmediği ve kaygıların çocuğu okuldan uzun süreli uzakta tuttuğu durumlarda, çocukta ciddi eğitimsel veya sosyal sorunlar ortaya çıkabilir.
Çocukları Okula Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmeli?—
Okula başlama, çocuğun yaşamında yeterince önemlidir. Bu dönemde çocuğun hayatındaki büyük değişim ve yenilik okul olduğu için başka yenilikler değişiklikler eklenmemesine dikkat edilmelidir. (sünnet, taşınma gibi, hatta o güne kadar aile ve çocuk beraber uyuyorsa yatakların ayrılmasına o gün başlanmaması da önemli geçiş süreçlerinden olmaktadır).
Okula Uyum Süreci Ne Kadar Sürer?
Çocuklar, kendilerine yardım edecek ve destek olacak güvenli duygusal bağ geliştirebileceği bir kişiye gereksinim duymaktadırlar. Ayrılık kaygısı üç yaşına kadar gelişimin doğal bir parçası olarak kabul edilen bir süreçtir. Özellikle 0-3 yaş arası çocukların anneden ayrılmaları diğer yaş gruplarına göre daha zor olabilmektedir. Erken çocukluk döneminde deneyimlenen ayrılık kaygısı şiddet, nitelik ve maruz kalınan süreye göre bireyde çeşitli derinlikte izler bırakabilmektedir. Bu dönemde ayrılık kaygısı yaşamış çocuklarda ileri yaşlarda belirgin korku, endişe, panik atak, uyku bozuklukları, dissosiasyon gibi bozuklukların meydana gelmesi olasılığı bulunmaktadır.
Ayrılık anksiyetesi bozukluğu (AAB), kişinin temel bağlanma figüründen veya evinden ayrı kalmaya karşı gösterdiği, aşırı korku ve kaygı ile kendini gösteren bir bozukluktur. Çocuklukta görülen bir problemdir. Uzun süreli ve şiddetli yoğun ayrılma kaygısı, normal gelişim seyrini değiştirmesi halinde ayrılma kaygısı bozukluğu (AKB) tanısı alabilmektedir. Tanının konulabilmesi için bu belirtilerin en az 4 hafta sürmesi gerekmektedir. Çocuğun bağlandığı kişileri yitireceğine ya da onların başına bir iş geleceğine ilişkin sürekli ve aşırı bir anksiyete yaşadığı, ayrılma korkusu nedeniyle, okula ya da başka bir yere gitmek istemediği görülebilir.
Eğer çocuğun yaşadığı kaygı uzun süreli, çok yoğun ve çocuğun gelişim düzeyine uygun değilse ayrılık kaygısı bozukluğunun olduğu belirlenmektedir. 3 yaşındaki bir çocuğun kaygının neden olduğu bulantı ve kusma olmaksızın kreşe, 5 yaşındaki bir çocuğun kendisine ve ailesine zarar geleceğini düşünmeden, kalıcı korkuları olmadan anaokuluna gitmesi beklenmektedir. Ölüm hakkında çok sık konuşmaya çalışan, kabuslar gören çocuğun ayrılık kaygısı yaşadığı düşünülmektedir. Çocuğun ayrılık vakti yaklaştığında midesinin bulandığından söz edip kusma ve öfke nöbetleri geçirmesi ayrılık kaygısı belirtilerine örnek olarak verilebilir. Yalnız kalma korkusu yaşayan çocuklar ebeveynini sürekli bir gölge gibi takip etmekte ve tek başına bir odada kalamamakta, geceleri yalnız uyuyamamaktadırlar. Terk edilme korkusu yaşayan çocuklar bağlandıkları kimseden güvence almadan okula veya bakıcısına gitmekten kaçınmaktadır. Ayrılık kaygısı semptomlarının erken yaşta anlaşılması çocuğun gelişimi için çok önemli bir unsur olmaktadır.
Okula Uyumu Etkileyen Faktörler
Çocuklar için okul, alıştıkları ve kendilerini güvende hissettikleri aile ortamı dışındaki bir ortama doğru atılan ilk adımdır. Okula başlamak hem aile için hem de çocuk için büyük ve yeni bir değişimdir. Çocuklar, okula başladıkları ilk günde uyumlu davranışlar sergileyebilir ya da hiçbir tepki vermeyebilirler. Bazı çocuklar da, çok açık şekilde uyumsuzluk tepkileri gösterebilir. Çocuğun ağlaması, bağımlı davranışlar, saldırgan tepkiler ya da kontrolsüz davranışlar geliştirmesi, çevreden gözlenebildikleri için çocuğa müdahale edilmesine yol açar. Çocukların gecikmiş tepkiler vermesi de beklenen diğer bir durumdur. Özellikle içine kapanık tepkiler, uyum davranışlarıyla karıştırılabileceği için, böyle durumlarda çocuğun yardıma gereksinim duyduğu gözden kaçırılabilir.
Okul Öncesinde Çocukları Okula Hazırlama
Çocuk ile gideceği okulu birlikte ziyaret etmek, okulun ortamını, sınıfı birlikte keşfetmek ve öğretmenlerle tanışmak, çocuğa okul hakkında detaylı bilgi vermek, kendini güvende hissetmesi için okula varacağı saatten eve döneceği zamana kadar onu nelerin beklediği hakkında sohbet etmek-anlatmak- bilgi vermek, ilk günü birlikte hayal etmek, yapılandırılmış oyunlarla canlandırma yapmak, kıyafet, kırtasiye alışverişini birlikte yapmak, okula alışma süreci ve ayrılık ile ilgili çocuk kitapları okumak okul öncesinde çocukları okula hazırlamak için ebeveynlerin kullanabileceği yöntemlerden olmaktadır.
Okula Uyumsuzluk Yaşayan Çocukların Ebeveynleri Nasıl Bir Yol İzlemeli?
Okul korkusunu yenebilmeleri için ailelerin çocukları için yapabileceği şeylere örnek olarak; çocukları ile konuşarak onların duygu ve kaygılarını anlamalarının önemi büyüktür. Okulla işbirliği yapılarak, okuldaki öğretmenlere, rehber öğretmen ile durumu paylaşmak ve işbirliği içerisinde çözüm odaklı ilerlemek de önemli başka bir adımdır. Çocuk için başlangıçlar ve bitişler önemlidir. Ebeveynleri ile birlikte güne başlarken yapabileceğiniz rutinler oluşturmak (şarkılar, danslar, masaj, sohbet, günün en’leri gibi) önemlidir ve okula hazırlık sürecinde aile ve çocuklara yardımcı olacak faydalı noktalardır. Okula başlayacak çocukların okul için ayrılık anına önce ebeveynin kendisini hazırlaması, ebeveynin sakinlik ve rahatlığının çocuğun kendisini daha rahat hissetmesine neden olacağından, okul için ebeveynden kolay ayrılmasına yardımcı olabileceği unutulmaması gerekmektedir. Okul için ayrılma anlarına yönelik ebeveynlerin izleyebileceği başka yollara örnek olarak; Vedalaşma anını kısa, samimi ve sakin tutmak, çocuğun yüreklendirilmesi, daha önce zorlukların üstesinden geldiği anların çocuğa hatırlatılması, gizlice ortadan kaybolmamak ve çocuğa dürüst olmak. Çocuğun dış dünyaya güvenebilmesi için önce ailesine (ebeveynine) güvenebilmesi gerekir. Ayrıca, basit ayrılık anı ritüeli oluşturulabilir; (selamlaşma, sarılma gibi).
KAYNAKLAR
Erermiş, S., Bellibaş, E., Özbaran, B., Demiral Büküşoğlu, N., Altıntoprak, E., Bildik, T., & Korkmaz Çetin, S. (2009). Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu Olan Okul Öncesi Yaş Grubu Çocukların Annelerinin Mizaç Özellikleri. Türk Psikiyatri Dergisi , 20(1), 14-21.
Pınar, Y. (2021). Ayrılık Kaygısıyla Başa Çıkmaya Yönelik Bir Model Önerisi: Akdeniz Üniversitesi Kreş Ve Anaokullarına Uyum Modeli (Kaum-Akdeniz). Millî Eğitim, 50 (230), 29-56.
Irmak, M. Y., Irmak, A., Murat, D., & Üçok Demir, N. (2016). Ayrılık anksiyetesi bozukluğu ile ilişkili okul reddi; Bir ergen olgu sunumu. Journal of Contemporary Medicine, 6(4), 357-360.
Deretarla Gül, E. Okula Başlama Ve Okula Uyum Süreci. Ç.Ü. Eğitim Fak. İlköğretim Böl. Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı
Aslan, M. (2018). 8–14 Yaş Grubu Öğrencilerde Anksiyete Duyarlılığı İle Okul Reddi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi [Yüksek lisans tezi, T.C Çağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikoloji Anabilim Dalı].
Çıkrıkçı, A. (2020). Okul Öncesi Eğitime Yeni Başlayan Çocukların Ayrılma Kaygıları İle Annelerinin Kaygıları Arasındaki İlişki. [Yüksek lisans tezi, T.C. Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Temel Eğitim Ana Bilim Dalı Okul Öncesi Eğitimi Bilim Dalı].
Soysal, Ş., & Bodur, Ş. (2004). Bir Büyüme Masalı: Okul Korkusu. Sürekli Tıp Eğitimi Dergisi, 13(6), 234-236).


