
Doğum Sonrası Cinsel İsteksizlik
Doğum sonrası cinsel isteksizlik, kadınların doğumdan sonra yaşadıkları yaygın bir deneyim olmaktadır. Lohusalık dönemi boyunca rahim ve vajinal iyileşme süreci nedeniyle cinsel ilişki önerilmemektedir. Ancak bu süreç sonrasında da cinsel yaşamın eski haline dönememe durumu, kadının deneyimlerine, fizyolojisine ve psikolojisine bağlı olarak ortaya çıkar. Kadınların fiziksel, hormonel ve psikolojik değişiklikleri bu cinsel isteksizliğin temel nedeni olmaktadır.
Doğum Sonrası Cinsel İsteksizlik Neden olur?
Bireylerin yaşam süreçleri boyunca cinselliği ve cinsel sağlığı etkileyen çeşitli etkenler bulunmaktadır. Bireyin cinselliğini etkileyen psikolojik faktörler arasında kendi vücutları üzerine düşünceleri, özgüveni, cinsiyet rolleri ve cinsellik hakkındaki eğitimleri yer almaktadır. Bireyin cinsel sağlık düzeyini etkileyen dış etkenler olarak ise; aile içi şiddet, aile yaşantısı değişimi, geçirilen hastalıklar, tıbbi geçmiş ve cerrahi müdahale örnek olarak verilebilir. Kadınların cinselliğini ve cinsel sağlığını etkileyen faktörler arasında doğum, gebelik, menapoz da bulunmaktadır.
Doğum sonrasında kadının cinsel ihtiyaçlarını, cinselliğe bakış açılarını değiştirecek, bu süreçte ilişkilerini ve baş etme becerisini etkileyebilecek fiziksel, hormonel, psikolojik, kültür ve sosyal değişimler görülmektedir. Bu bağlam, yeniden uyumlanma sürecini beraberinde getirmektedir. Aileye yeni katılan bebeğin bakımının fiziksel ve duygusal anlamda yorgunluk, uykusuzluk, kendini çekici görememe, doğum sonrası hasar ve fiziksel problemler de doğum sonrasında cinselliği olumsuz anlamda etkilemektedir. Cinsel problemlere neden olan diğer faktörler arasında; anne ve babanın ilişkilerinde yaşanan değişimler, yeni kurulan düzene uyum sağlama süreçleri, kadının kendi beden imajınin değişmesi, yorgunluk ve bebeğe ayrılan zamanın uzun olması bulunmaktadır.
Fiziksel Nedenler
Kadınların doğum sonrasında fiziksel anlamda cinsel isteksizlik nedenleri arasında başta beden imajında değişim düşüncesi olması, yorgunluk, hormonel değişimler gibi problemler görülmektedir. Doğum sonrası süreçte kadınların bebeği emzirmesi anne ve bebek bağlanması ve iletişimi açısından önemli bir faktör olmaktadır. Emziren ve emzirmeyen kadınların doğum sonrası cinsel hayatlarında farklılıklar oluşabilmektedir. Hormonel bir denge olarak emzirme sürecinde, kadınlarda meme hassasiyeti artar, vajinal kayganlık azalabilir. Bu durum da cinsel isteğin azalmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda doğum sırasında müdahale edilip edilmemesi, genital organdaki fizyolojik değişikliklere göre farklılık göstermektedir. Doğum sonrasında yaşanabilecek depresyonun kadının yaşam kalitesi, benlik saygısı gibi konularda etkisi görülmektedir. Kadınların doğum sonrasında fiziksel görünümde memnun olmama halleri de cinsel yaşamlarını etkilemekte ve cinsel isteksizliğe yol açabilmektedir.
Psikolojik Nedenler
Doğum sonrasında 2. Ya da 3. Aylarda başlayan doğum sonrası depresyon, ılımlı görülen beliritlerden gittikçe şiddetlenen şikayetlere, aşırı yorgunluk, bitkinlik, ağlama, uyku ve iştahta bozulmanın görülebildiği bir bozukluktur.
Gebelik sürecinde salınımı artan hormonlar nedeni ile gebelikte saçların yumuşak, bakımlı, tenin pürüzsüz olmasını etkiler. Cinselliğe bakışı hamilelik sürecinde yaşanan bu değişimler olumlu yönde etkilese de göğüslerin hassaslaşması cinsel birlikteliğe karşı kadının cinsel isteğini olumsuz anlamda etkileyebilmektedir.
Doğum sonrası cinsel isteksizlik, birçok kadının yaşadığı yaygın bir durum olmaktadır ve genellikle psikolojik nedenlere dayanır. Yeni anneler, doğumun getirdiği fiziksel ve duygusal değişikliklerle başa çıkarken, artan sorumluluklar, uykusuzluk ve stres gibi faktörlerle karşı karşıya kalırlar. Bebek ile ilgili endişeler, annelik rolüne uyum sağlama süreci ve vücut imajındaki değişimler, cinsel isteği olumsuz olarak etkileyebilir. Doğum sonrası depresyon ve anksiyete gibi duygusal zorluklar da cinsel aktiviteye olan ilgiyi azaltabilmektedir. Doğum sonrası dönemde, partner desteği ve profesyonel yardım almak, cinsel isteksizliğin üstesinden gelmek için önemli adımlar olabilir.
Sosyal ve İlişkisel Nedenler
Dünya Sağlık Örgütü, cinsel yaşamın bedensel, ruhsal, zihinsel ve sosyal açıdan bütün olarak ele alınması yoluyla kişilik, iletişim ve sevginin olumlu yönde zenginleşip güçlenmesi olarak tanımlamaktadır.
İnsan yaşamında cinsellik evrensel olsa da, cinslelik ve cinsel yaşam; kişinin içerisinde bulundukları kültürden, çevresi ile ilişki ve etkileşiminden etkilenmektedir. Genellikle kadınların cinsel yaşamı üzerinde kültürün belirleyici rolü büyüktür. Doğum sonrasında cinsel ilişkiye başlanması gereken belirli bir zaman dilimi geçirilen doğum sürecine bağlı olarak uzmanlar tarafından belirlenmektedir. Bunun yanı sıra, ilişki dinamiği, aile içi faktörler, kültürel özellikler ve dini inanç da doğum sonrası cinsel ilişkiye başlama sürecinde etkili faktörler olmaktadır. Doğum sonrası cinsel isteksizlikte sosyal ve ilişkisel nedenler arasında, yeni annelerin yaşadığı yorgunluk ve stres önemli bir rol oynamaktadır. Bebek bakımı ve ev işleriyle ilgili artan sorumluluklar, çiftler arasında zaman ve enerji eksikliğine yol açabilir. Lohusalık depresyonu ve hormonal değişiklikler de cinsel isteği olumsuz anlamda etkileyebilmektedir. İlişkisel olarak, çiftler arasında iletişim eksikliği ve duygusal bağın zayıflaması, cinsel isteksizliği artırabilir. Aileye yenidoğan bir bebeğin katılması ile aile üyelerinin yeni roller ve beklentileri, çiftlerin birbirine olan ilgi ve yakınlığını azaltabilir. Bu etmenler, doğum sonrası süreçte cinsel isteksizliğin yaygın nedenleri arasında yer almaktadır.
Doğum Sonrası Cinsel İsteksizlik Ne Kadar Sürer?
Doğum sonrası ilk 1 yılda yenidoğana sahip olan anne ve babanın cinsel ilişki sıklığının gebelik öncesi dönemden daha az olduğu belirtilmektedir. Araştırmalar sonucunda, kadınların büyük bir çoğunluğunun 3 ay içerisinde cinsel faaliyete geri döndüğünü göstermektedir. Kadın cinselliini doğum sayısı ve doğum şekli de büyük ölçüde etkilemektedir. Müdahaleli vajinal doğum, normal vajinal doğum ve sezaryen ile doğum yapan kadınların karşılaştırıldığı bir çalışmada, cinsel ilişkiye tekrardan başlama zamanı etkilenmemekle birlikte; müdahaleli vajinal doğum yapan kadınlarda uyarılma, vajinal ıslanma ve orgazm daha düşük bulunmuştur.
Doğum sonrası 3 aya kadar olan süreçte sezaryen doğum ile vajinal doğum karşılaştırılmış ve sezaryen doğum yapan kadınların daha az cinsel sorunlar yaşadıklarına dair çalışmalar bulunmuştur. Doğum sonrası cinsel isteksizlik birçok kadının yaşadığı yaygın bir durumdur. Genellikle birkaç hafta ile birkaç ay arasında sürebildiği bilinmektedir. Bu dönem, hormonal değişiklikler, fiziksel iyileşme ve yeni annelikle ilgili psikolojik faktörlerden etkilenmektedir. Doğum sonrasında emzirme döneminde kadınlarda prolaktin hormonu seviyesinin yükselmesi cinsel isteği azaltabilir. Doğumdan sonraki süreçte kadınların bir çoğu 6-8 hafta içerisinde cinsel aktiviteye geri dönebilmektedir. Ancak bu süre bireyden bireye değişim gösterir. Eğer cinsel isteksizlik 3 aydan daha uzun sürerse, bir uzmana danışmak faydalı olabilir.
Cinsel İsteksizlikle Başa Çıkma Yöntemleri
Doğum sonrası dönem, bireyin yaşamında dönüm noktası olmaktadır. Yeni ebeveyn olmuş ailelerin daha fazla desteğe ve bilgiye ihtiyaç duydukları bir süreçtir. Sağlık uzmanlarının doğum sonrası dönemde kadınları cinsel sağlık açısından rahatlıklarını arttırmak için, cinselliğin değerlendirilmesi, cinsellikle ilgili eğitim ve cinsel sağlık danışmanlığı gibi rutin doğum sonrası süreçten ve bakımdan sorumlulukları bulunmaktadır. Gebeliğin özellikle 34. Ve 35. Haftalarından itibaren günde 10 dakika yapılacak perine masajı doğum sırasında perineal bütünlüğü koruyarak, doğumdan sonra gelişebilecek perineal ağrıların önüne geçme konusunda etkili bir yöntem olmaktadır.
Yenidoğan bebeğe sahip anne ve babaların doğum sonrası oluşan değişikliklere adapte olmasında ve cinsel yaşamlarına tekrar devam edebilmelerini sağlamak açısından sağlık uzmanları tarafından verilecek danışmanlık hizmetleri önemli bir unsurdur.
KAYNAKLAR
Güler, E. & Erbil, . (2022). Doğum sonrası dönemde cinselliği etkileyen faktörler ve sağlık profesyonellerinin sorumlulukları. Androloji Bülteni, 24, 147-154. https://doi.org/10.24898/tandro.2022.54531
Abalı Çetin, S. (2016). Doğum sonrası cinsellik. Türkiye klinikleri J obstet womens health dis nurs-special topics. 2 (1), 35-41.
Topaç, M. & Bolsoy, N. (2021). Doğum şeklinin kadin cinsel işlevi üzerine etkisinin incelenmesi. Ebelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi, 4 (1), 45-55.
Karaçam, Z., & Çalışır, H. (2012). İlk kez doğum yapan kadinlarda gebelik öncesi ve doğum sonrasi dönemlerde disparoni görülme sikliği ve ilişkili durumlar. Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi, 15 (3), 205-213.


