Aile ortamı, çocuğu yalnızca besleyip büyütmekle kalmayan aynı zamanda aile bireyleri arasındaki etkileşim ve iletişimle çocuğa duygu ve davranışı modelleyen bir yapıdır. Bebekler ilk yıllarında (3-8 ay arasında) annelerinin – bakım verenlerinin- verdiği duygusal tepkiler sayesinde duygularla ilgili çok şey öğrenirler. Bebekler öfkelerini ağlayarak, kollarını sallayarak, tekme atarak gösterirler. 18 ay civarında çoğu çocuklar öfkelendiklerinde sinir nöbetleri geçirirler. 2. Yaşlarının sonuna doğru bu sinir nöbetleri doruğa ulaşır ve 3. Yaş sonrasında azalır. Çünkü çocuk bu dönemde isteklerini dile getirmenin bir yolu olan dili bir araç olarak kullanmayı öğrenmiştir.
Çocuklarda Öfke Problemi
Tüm duygular gibi öfke de yaşamımızda olması gereken bir duygudur. Öfke de diğer duygular gibi denge durumunda iken varlığı gereklidir. Ancak uç noktalarda yaşandığında kontrol edilmesi gerekir. Böylece kontrol edilen öfke kişinin kendisine zarar vememesi ile birlikte kişinin çevresine de zarar vermesini önler. İnsan öfkesini kontrol edemediği durumlarda doğru değerlendirmeler yapamayıp önyargılı davranabilir ve şiddet, zorbalık gibi olumsuz davranışlar sergileyebilir. Bu açıdan öfkenin dengede olması veya uçlardayken kontrol edilmesi önemlidir. Yetişkinlerde öfke ile baş edebilme çocuklara nazaran daha kolay olabilirken çocuklarda ebeveynlerin tutumuna bağlı olarak değişebilir.
Çocuklarda Öfke Problemi Belirtileri
İlköğretim çağındaki çocuklar, saldırganlık gibi kendilerini ve çevrelerini zora sokan çeşitli olumsuz davranışları bir önceki gelişim dönemine göre daha fazla sergileme eğilimindedirler. Sınıfta, evde ve oyun alanındaki saldırgan davranışlar, birçok öğretmen ve anne baba için sorun haline gelmektedir. Saldırgan davranışlar çocuğun yaşadığı içsel çatışmaların, engellemelerin bir sonucu olarak gözlenebileceği gibi, çocukların bu tür davranışları birbirlerini model almaları yoluyla da ortaya çıkabilmektedir.
Çocuklarda Öfke Problemlerine Neden Olan Durum ve Davranışlar
Bazı durumlarda ebeveynler, çocuklarının kendilerini kızdırmak amacıyla öfkelenip hırçınlaştığını düşünebilir. Ancak çocuklar doyurulmamış ihtiyaçlar nedeni ile, anlaşılmadığını hissettiğinde, kısıtlandığında, engellenmiş hissettiğinde öfkelenebilir. Mükemmelliyetçi, memnuniyetsiz, talepkar, narsist aile tutumunda çocuk öfkelenebilir. Son olarak, çocuklara karşı fazla müdahaleci davranılması, kuralcı ve fazla uyarılarda bulunulması çocuklarda kontrol edilmesi gereken öfkeye sebep olabilir. Bunlar dışavurulan öfke durumlarıdır ve bazı çocuklar öfkelerini dışavurmazlar, öfkelerini içinde tutarlar.
Çocuklarda Öfke Nöbeti
Çocuklarda öfke nöbeti; çocuğun bağırıp çağırması, vurup kırması olarak tanımlanabilmektedir. Öfke nöbeti davranışları sırasında ebeveynlerin çocuğu yalnız bırakması – sakin bir yere götürmeleri önerilebilir. Öfkesini gösterebilmesi için olanak sağlanması; vurabileceği yastıklar olması, içine bağırabileceği dolabı olması gibi. Sakinleştikten sonra bu sorunun, durumun anlaşılması için çocukla konuşmak önemlidir. Durumu anlaması için çocuğa; ‘’Seni öfkelendiren şey neydi?’’ gibi sorular yönelterek, çocuğun hem duygusunu tanımasına hem de bunu açıklayabilmesine olanak sağlanması önemlidir.
Çocuklarda Öfke Krizleri Nasıl Yönetilmeli?
Çocuklar öfkelendiklerinde bunu yetişkinler gibi uygun yollarla kontrol altında tutmayı ve bu şekilde dışarı yansıtmayı bilmemektedirler. Çocukların çatışmalara cevapları; saldırganca davranmak, kızgınlıklarını zararlı ve yıkıcı yollarla ifade etmek olabilmektedir. Bu tür olumsuz davranışlar, çocuğu öfkelendiren durum ile birlikte açıklanıp davranışı onaylandığında, şiddet içeren davranış, kızgınlığın dışa vurumu için sosyal açıdan kabul edilebilir bir tepki haline gelmektedir. Çocukların öfkelerini harekete geçiren durumları tanımalarına yardım etmek önemlidir; çocuğun, öfkenin yarattığı bedensel değişikliklerin farkında olması, öfke denetimini sağlaması için önemli bir adım olmaktadır. Bedensel değişikliklere-etkilere örnek olarak; bedenin titremesi, ellerin yumruk haline getirilip sıkılması, kalp atışlarının hızlanması şeklinde verilebilir. Çocukların öfkelenmemeyi başarmaları için ise ilgilerini başka yöne çevirmeleri bir teknik olarak öğretilebilir. İlgi kaydırmayı çocukların uygulaması zordur çünkü çocuklar onları öfkelendiren şeyleri düşünme ya da öfkelendiren kişiyi yoğun olarak düşünmeye eğilimlidir. Bu yüzden öfkelenmeye başlayan çocuğun düşüncelerini fark etmelerini sağlamak-öğretmek önemlidir. Öfkeleneceklerini düşünen çocukların kendilerine hoş bir sahneyi hatırlatmaları örnek olarak; kazandıkları yarışma, başarılı oldukları bir konu, aile-arkadaşları ile geçirdikleri mutlu ve güzel bir zamanı düşünmeleri öğretilebilir. Önemli olan çocukların duygularını sağlıklı bir şekilde dışavurmaları ve davranışa dökmeden anlamlandırabilmeleridir.
Çocukların Öfke Problemleri Karşısında Ne Zaman Uzman Desteğine Başvurulmalı?
Çocuklar baskıcı, müdahaleci ebeveyn tutumundan, duygularını ifade edemediği ya da fiziksel- sözel olarak şiddet gördüğü, aşağılandığı durumlarda öfkelenebilir. Bu gibi durumlarda çocuklar, duygulara verdikleri tepkileri ailelerinden öğrenir. Anne ve babanın tutumunu öğrenen çocuk okul hayatına başladığında akranlarına karşı sergilediği davranış kalıplarını oluşturur. Okul öncesi çocuklarda süreğen öfke olduğunda bir uzmandan destek alınması faydalı olacaktır. Okul öncesi yaş grubunda çocuklar düşüncelerini oyun yolu ile ifade ettikleri için daha sembolik ve oyunlarla yürütülecek bir oyun terapistinden destek alınabilir. Buna ek olarak, çocukların ilişki kurabileceği öfke ile ilgili hikayeler okunabilir. İlkokul yıllarındaki çocuklar için de ileride ortaya çıkabilecek patolojik durumları önlemek için destek alması etkili olabilir. Çocuğun psikolojik desteği ile eş zamanlı olarak rehberlik ve psikolojik danışma merkezinin katkıları da faydalı olabilir. Unutmamak gerekir ki zamanında tedavi edilemeyen hastalıklar, zamanla farklı şekillerde ortaya çıkmak isteyecektir.
Öfke Problemi Yaşayan Çocuklara Karşı Ebeveyn Yaklaşımı Nasıl Olmalıdır?
Aile içinde anne ve baba birbirine öfke ve saldırganlık içeren davranışlarda bulunuyorlarsa ve çocuk çevresindeki sorunların öfke ve saldırganlık davranışları ile çözüldüğünü görüyorsa, saldırganlığı bir çözüm davranışı olarak öğrenebilir ve kendi yaşamlarında da bu yolu izleyebilir. Ebeveynlerin davranışta bulunurken çocuklara rol model olduklarını unutmamaları gerekir.
Öfkelenmemeyi başarmaları içinse ilgilerini başka yöne çevirmeleri bir teknik olarak öğretilebilir. İlgi kaydırmayı çocukların uygulaması zordur çünkü çocuklar onları öfkelendiren şeyleri düşünme ya da öfkelendiren kişiyi yoğun olarak düşünmeye eğilimlidir. Bu yüzden öfkelenmeye başlayan çocuğun düşüncelerini fark etmelerini sağlamak-öğretmek önemlidir. Öfkeleneceklerini düşünen çocukların kendilerine hoş bir sahneyi hatırlatmaları örnek olarak; kazandıkları yarışma, başarılı oldukları bir konu, aile-arkadaşları ile geçirdikleri mutlu ve güzel bir zamanı düşünmeleri öğretilebilir.
Öfke problemi yaşayan çocuklara karşı ebeveyn yaklaşımı sürecinde, Çocukların Öfkelerini Harekete Geçiren İpuçlarını Tanımalarına Yardım Etme; çocukların öfke yaratan durumla karşı karşıya kaldıklarında, öfkeleneceklerini gösteren bazı uyarıları fark edip tanımaları, öfke denetiminin birinci aşaması olan bu aşamada öğretilmektedir. Genellikle çocuklar kendilerinde öfke öncesi ortaya çıkan bu “bedensel değişikliklerin” farkında olmayabilir. “Öfkelenmeden hemen önce bedeninde ne dikkatini çekti?” sorusunu sormak ve yanıtlamalarına yardımcı olmak, hem ebeveyn olarak sizlerin desteğini hissetmelerine hem de kendilerini de düşünmeye sevk etmektedir.
İlginin başka yöne kaydırılması adımı ise ikinci adım olmaktadır. Öfkesini denetim altına alma sorunu yaşayan çocuklar ile çalışırken yaygın olarak kullanılan tekniklerden birisi de ilginin başka yöne kaydırılması tekniğidir. Çocuklar bedenlerinde öfkeleneceklerine ilişkin ipuçlarını fark ettikleri anda, öfkelerini ya da öfke yaratan durumu düşünmek yerine daha önceden belirlemiş oldukları “hoş bir sahneyi” ya da “güzel bir imgeyi” düşünme yönünde cesaretlendirilmeleri gerekir.
Hayal oyunu adımında ise; öfkenin ortaya çıkma olasılığı olan bazı durumlarda oldukça kullanımı etkili olmaktadır. Öfke yaratan durum / olay hakkında olabildiğince ayrıntı, ses, görüntü, olay vb. ile ilgili bilgiler toplanır. Sonrasında ise çocuğun oturup, ayakları yere değecek bir halde gevşemesi sağlanmalıdır. Bir süre çocuğun bu halde kalmasına izin verilir. Hayal oyunu tamamlandıktan sonra çocuğa sakinleşmesi ile ilgili düşüncelerini ifade etmesi için izin verilebilir.
Öfke Problemi Yaşayan Çocukların Sosyal Yaşamları
Çocuklar, diğer duygular gibi öfkesini tanımayı ve öfkesinin şiddeti arttığında kendini nasıl regüle edeceğini ailesinden öğrenir. Bu bağlamda, aile içerisinde öfkeli durumlarda kendini uygun biçimde ifade edecek bir rol model bulamadığında çocuk da kendini öğrendiği şekilde ifade edecektir. Bu noktada çocuğun öfkesinin sonucunda saldırganlık gibi olumsuz davranışları aile içerisindeki anne veya baba figüründen öğrendiğini söyleyebiliriz. Ebeveynlerden herhangi biri stres veya öfkesini kontrol etmesi gerektiğinde kendi duygularını kontrol altına almayı bilmeyerek yüksek bir şekilde ifade ediyorsa, çocuğun bu durumu stres veya öfke ile baş etme yöntemi olarak öğrenmesi mümkündür.
Öfke Problemi Yaşan Çocukların Eğitim Hayatı
Öfke problemi yaşayan çocuklar, eğitim hayatlarında çeşitli zorluklarla karşılaşabilirler. Bu çocuklar, sınıf içi kurallara uymakta ve dikkatlerini toplamakta zorlanabilirler. Öfke nöbeti yaşayan çocukların arkadaş ilişkileri ve öğretmenleri ile olan etkileşimleri olumsuz yönde etkilenmektedir. Bu durumda, çocukların akademik başarıları da olumsuz anlamda etkilenmektedir. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin, çocuklara öfke yönetimi konusunda destek olmaları önemli bir faktördür. Öğretmenlerin sınıf ortamını düzenlemeleri, duygusal destek ve olumlu pekiştirmeler ile öfke problemi sorunu yaşayan çocuklar için eğitim hayatlarının iyileşmesi amacı ile yardımcı olabilirler.
Öfke Bozukluğu ile İlişkili Bozukluklar
Obsesif kompulsif bozukluk, 18 yaş öncesinde başlayabilen bir bozukluktur. Kişide anksiyete hissettirmesi ve zaman kaybına neden olabilmesi nedeni ile çocuk ve ergenlerin yaşamlarında işlevselliği olumsuz anlamda etkiler. Obsesif kompulsif bozukluğun klinik bulguları arasında öfke patlamaları da bulunmaktadır.
Davranım bozukluğu, bireyin diğer bireylerin haklarını ihlal ettiği, canlı veya cansız nesnelere karşı zarar verici tutumlar sergileyen, toplum değerlerine tekrarlı bir şekilde karşı gelen saldırgan ve antisosyal davranışlar ile karakterize bir bozukluktur. Büyük çocukların klinik tablosuna bakıldığında öfke patlamalarının eşlik ettiği görülebilmektedir.
KAYNAKLAR
Şahin, H. (2005a). Öfke Denetimi Eğitiminin Çocuklarda Gözlenen Saldırgan Davranışlar Üzerindeki Etkisi. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 3(26).
Şahin, H. (2005b). Öfke ve Öfke Denetiminin Kuramsal Temelleri. Burdur Eitim Fakültesi Dergisi. Published.
Wilde, J. (2006). Öfke Sorunu Yaşayan Çocuklara Yönelik Uygulamalar. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 39(1), 135–144.
Kaymak Özmen, S. (2004). Aile İçinde Öfke ve Saldırganlığın Yansımaları. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 37(2). 27-39.
Wilde, J. (2001). Interventions for children with anger problems. Journal of Rational-Emotive & Cognitive-Behavior Therapy, 19 (3), 192-197.
Soykan, Ç. Öfke ve Öfke Yönetimi. Kriz Dergisi, 11(2). 19-27.
İlkbahar, Ş. Y. (1994). Çocuklarda Öfke/Çocuklarda Öfkenin Sağlıklı İfadesi. Yaşadıkça Eğitim, 32 (23).