
Özgüven
0-18 yaş aralığındaki bireyler çocuk olarak kabul edilmektedir. Çocukların gelişimsel özellikleri, biyolojik, sosyal, psikolojik ve fizyolojik özellikleri göz önünde bulundurularak çocuk tanımı geniş bir yelpazede tanımlanmaktadır. Çocukluk döneminin doğru tanımlanması, çocuklara gösterilen tutum ve davranışların değişerek dönüşmesine katkı saplıyor ve böylece toplumda çocukların mutlu olmasına katkı sağlanmaktadır. Çocuk yetiştirmek, ihtiyaç duyulan yöntem ve malzemelerin ebeveynler tarafından uygun bir şekilde kullanılarak hem hayatı kolaylaştırmayı sağlayan hem de çocukların özgüvenini artıran faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Özgüven Nedir?
Değişim ve dönüşümün getirdiği dönemde ebeveyn ve çocuk olarak buna uyumlanmak önemli bir faktördür. Çocukların problem ve bir sorun karşısında başa çıkmasında etkili olan yolu doğru ve etkili bir şekilde onlara öğretmek ve göstermek ebeveynlik ile ortaya çıkan bir durumdur. Ebeveynlik ile birlikte bireye bir çok sorumluluk yüklenmektedir. Farkındalık sahibi ebeveynler, çocuklarına bakım vermeyi, çocuklarını korumayı, eğitimi, ruh sağlığını olumlu etkilere sürdürmeyi, kaliteli zaman geçirmeyi, sağlıklı iletişim kurmayı ve çocuklarına duygusal anlamda destek verebilme gibi sorumlulukların bilincinde olarak öğrenme, araştırma gibi becerileri kazanma ile ilgili adımlar atmaları önem taşımaktadır. Ebeveynlerin kendilerini çeşitli alanlarda geliştirme çabalarının kıymetli olmasının yanı sıra; çocuklarını belirli kalıplara sokmadan birey olarak gelişim göstermelerine destek olmaları da büyük önem taşımaktadır. Anne baba tutumu çocukların gelişim süreçlerinde belirleyici olan önemli bir unsurdur. Çocukların problemler karşısında kendilerinin çözüm bulmalarını desteklemek, ne yapmalarını söyleyen ebeveyn tutumlarına karşın çocukların özgüvenli birey olarak gelişmelerini sağlayan önemli bir etken olmaktadır.
Bireyler gözlerini dünyaya açmaları ile güven duygusunu kazanmaya başlarlar. Özgüven; kişinin ruh sağlığı, başarısı ve mutluluğunda önemli bir faktör olmaktadır. Özgüven ayrıca, kişiliği oluşturan temel kavramlardan birisidir. Bireyin kendisini değerli hissetmesi, yaşadığı anların mutlu, anlamlı, doyumlu ve dengeli olmasının psikolojik ön koşulu özgüvendir. Özgüvenin sevilebilir olma duygusu ve yeterli olma duygusu gibi iki merkez boyutu da bulunmaktadır.
Çocuklarda Özgüven Gelişimi Ne Zaman Başlar?
Okula giden bir çocuk utangaç, çekingen, sessiz, saldırgan ve zorbalık davranışları gösteren bir çocuk ise bunlar çocuğun kendisi hakkında sevilebilir olduğundan kuşku duyduğunu gösteren ipuçları olabilir. Çocuk bir işe başlamaktan geri duruyor, başarısız olma kaygısı taşıyorsa çocuğun kendisi hakkında yeterliliğinden şüphe duyduğu da düşünülebilir.
Özgüven sahibi bireyler, bazı koşulları kabule de, değiştirebileceği koşulları değiştirme cesareti gösterebileceklerini bilen kişilerdir. Özgüveni düşük bireylerin kendilerini başarılı hissedebilmek için başka kişilerin onay ve beğenmesine ihtiyaçları olduğu söylenebilir.
Özgüven Nasıl Desteklenir?
Özgüven, kişilik gelişimi sürecinde önemli bir yere sahiptir. Ebeveyn- çocuk etkileşim ve iletişimin fazla olduğu ailelerde olan çocukların özgüven düzeylerinin yüksek olduğu yapılan çalışmalarla bulunmuştur. Ailenin baskıcı-otoriter, koruyucu ve ilgilisiz-kayıtsız olma gibi anne baba tutumu çocuklarının özgüvenlerinin gelişimine olumlu anlamda katkı sağlamaktadır. Özellikle erken çocukluk yıllarında çocukların yeni beceriler kazanarak özgüvenleriin yükselerek pekişmesi önemlidir.
Çocuklarda Özgüven Eksikliği Nedenleri
Özgüven, bireyin kendisi hakkındaki olumlu ya da olumsuz değerlendirmeleri, kendisi ile ilgili düşünceleri, duyguları ve davranışları içermektedir. Birey özgüven gelişimini başarı ile özdeşleştirebilir. Sosyal çevresinin aynası olarak kişinin özgüven gelişimi etkilenmektedir. Bireyin çevresinde olan arkadaşları veya aile bireylerinden önem görmesi, deneyim ve tecrübe edinmesi özgüven gelişimini yordamaktadır. Özgüven, yaşam boyu karşılaştığımız deneyim ve tecrübeleri barındıran, bu deneyimler ile birlikte olumlu ya da olumsuz ilişkilerimizde de etkilenebilen bir unsurdur. Doğum ile birlikte özgüven başlar ve yaşam boyu sürecek bir şekilde desteklenmektedir.
Özgüven iç özgüven ve dış özgüven olarak ikiye ayrılabilir. İç özgüven, bireyin kendisiyle barışık olması, emin olması iken, dış özgüven; bireyin çevreye kendisinden emin olduğuna dair gösterdiği davranışları içermektedir. İç özgüvene örnek olarak; kendini sevmek, kendini tanımak, hedeflere sahip olmak, olumlu-pozitif düşünmek verilebilir. Dış özgüvene örnek olarak ise; iletişim becerielri, kendini iyi ifade edebilme, kendini ortaya koyabilme, duygularını kontrol edebilme verilebilir.
Çocuklarda Özgüven Eksikliği Belirtileri
Erken çocukluk dönemi, gelişim hızının yüksek olduğu ve etkisinin yaşam boyu etkileyeceği bir dönem olmaktadır. Gelişim alanları; bilişsel gelişim, motor gelişim, dil gelişimi, sosyal ve duygusal gelişim alanlarından oluşmaktadır. 1-3 yaş arasında güven duygusunu kazanan çocuklar ebeveynlerinden bağımsız olarak ahreket edebilme duygusuna ve kendi başlarına bir işi başarabilme arzusunda olacaklardır. Bu dönemde çocukların girişimleri engellenmeye veya kısıtlanmaya uğrar ise çocukta utanç duygusu gelişebilir. 3-6 yaş arasında çocuklar sosyal çevreye larşı girişkenlik göstermektedirler. Ebeveyn tutumlarının bu dönemde de önemi büyüktür. Destekleyici ve bilgi verici ebeveynlere sahip olan çocukların kendilerini yönetme konusunda başarısı artmaktadır.
Çocuklarda Özgüven Gelişiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Kişilik gelişiminde özgüven önemli bir yere sahip olmaktadır. Erken çocukluk yıllarında, çocukların özgüvenleri yüksektir. Bu dönemde çocuklar yeni beceriler kazanırlar böylece özgüvenlerinde artış gözlemlenebilir. Özgüven, bireyin başarılı ve mutlu bir yaşam sürebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Özgüven bireyin yaşamının her alanını doğrudan etkileyen bir etmendir. Sosyal yaşam, mesleki yaşam, duygusal gelişim gibi bireyin yaşamının her alanında etkiye sahip olan özgüven düzeyi, erken çocukluk yıllarında gelişmeye başlar ve çocuğun ebevveynleri, sosyal çevresi tarafından şekillenmektedir. Toplum içerisinde bireyin var olabilmesinde özgüven büyük öneme sahiptir.
Çocuğun doğumu ile özgüven gelişimi başlamaktadır. Erken çocukluk yıllarında özellikle çocukların özgüveninin gelişmesi için ebeveyn tutumu önemli bir yere sahiptir. Ebeyvenlerin olumlu tutum ve davranışlar ile birlikte çocukların olumlu kimlik kazanmalarına ve özgüven geliştirmelerine yardımcı olacaktır.
Çocuk Yetiştirme Tutumları
Anne ve baba tutumları, çocuklarını yetiştirip büyütürken onların sosyalleşme, duygusal anlamda gelişme gibi alanlarda anne ve babaların davranış yöntemleri olarak tanımlanmaktadır.
Ebeveyn tutumlarının çocukların gelişimlerini ve davranış biçimlerini şekillendirdiği hakkında çeşitli araştırmalar bulunmaktadır. Çocukların ilk sosyal çevreleri aileleri yani ebeveynleri-bakım verenleridir. Anne ve babanın kendilerine ait inançları, davranışları, iletişim ve etkileşim şekilleri çocukları doğrudan etkilemektedir.
Ebeveynlerin çocuklarına karşı gösterdikleri tutumlar, çocukların kendilerine karşı güvenlerini, sosyal kabul görmesi için gereken durumları hazırlamaktadır. Olumlu tutum ve davranışları ebeveynlerinden gören çocukların yetişkin yaşamlarında sosyalleşme süreçleri olumlu anlamda etkilenmektedir.
Çocuk yetiştirmede 5 başlık altında toplanan anne baba tutumları bulunmaktadır; baskıcı-otoriter tutum, destekleyici-yetkili ve güvenilir tutum, gevşek tutum (ihmalkar ve aşırı hoşgörülü), aşırı korumacı tutum, tutarsız ve kararsız tutum olarak adlandırılmaktadır. Baskıcı-otoriter tutum; anne ve babanın çocuğun onların koydukları kurallara uyması gerektiğini düşünen zorlayıcı davranışlar göstermektedirler. Bu bağlamda yetişen çocukların düşük özgüvene ve çekingen davranışlara sahip olduğu gözlemlenecektir.
Gevşek tutum ise ihmalkar ve aşırı hoşgörülü olmak üzere 2 farklı boyutta ele alınmaktadır. İhmalkar tutum gösteren anne ve babaların istekleri ve çocukların isteklerinden önce gelmektedir. Anne ve baba tutumu ilgisiz/ kayıtsız olan bir ailede büyüyen çocukların saldırgan davranışlar gösterdiği gözlemlenmektedir. Aşırı hoşgörülü aile tutumunda ise çocukların istek ve arzuları fazlasıyla ön planda olduğu bir tutum gözlemlenmektedir. Bu tutum ve davranışlar ile büyüyen çocukların ise sosyal gelişiminde diğer yaşıtlarına oranla gecikmeler olduğu ve akranları ile etkikeşiminde mesafelenmelerle karşılaştığı gözlemlenebilmektedir. Aşırı koruyucu anne ve baba tutumunda ise çocuklar hep kendilerini küçük bir çocuk gibi görebilir ve bu sayede toplumsal gelişiminde engellenmeler, arkadaş edinmekte zorlanmalar yaşadığı gözlemlenebilir. Tutarsız ve akrarsız anne baba tutumunda ise çocuklar anne ve babalarının davranışları konusunda anlam verme/verememe ikilemi yaşarlar. Hangi davranışın doğru hangisinin yanlış olduğu konusunda kararsız kalan çocuklar, muhakeme ve yargıları dengeli geliştiremez. Destekleyici-yetkili ve güvenilir anne baba tutumunda ise çocuklarını etkin olarak dinleyen ebeveynler, çocukları ile etkileşim ve iletişimi sürdürürken ilgi ve şefkat ile yaklaşmaktadırlar. Bu sayede çocuklar kendi kararlarını alabilir ve yaşamın getirdiği sorumlulukları da alabilmektedirler. Şefkatli ve ilgili tutumlar karşısında büyüyen çocukların özgüveni yüksek ve sosyal-duygusal gelişim alanlarında yeterli olgunluğa erişebilen bireyler olarak yaşamlarını sürdürmektedirler.
KAYNAKLAR
Çakırlı, N. (2017). Anne-Babaların Çocuk Yetiştirme Tutumları ile 5-6 Yaş Aralığındaki Çocukların Özgüven Düzeyinin İncelenmesi. [Doğu Akdeniz Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi].
Kaya, N. & Taştan, N. (2020). Özgüven Üzerine Bir Derleme. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi (KÜSBD). 10 (2), 297-312.


